Hotmail  |  Gmail  |  Yahoo  |  Justice Mail
powered by Google
WWW http://www.JusticeForNorthCaucasus.com

Add JFNC Google Bar Button to your Browser Google Bar Group  
 
 
Welcome To Justice For North Caucasus Group

Log in to your account at Justice For North Caucasus eMail system.

Request your eMail address

eMaill a Friend About This Site.

Google Translation

 

 

OUR S O B s

posted by eagle on July, 2006 as Expressions


From: ADIGHEDED  (Original Message) Sent: 7/1/2006 1:33 AM

Can some one translate these articles: This is 1 of 4

SOURCE:

http://www.nartajans.net/nuke/modules.php?name=News&file=article&sid=2497

İŞTE HAFİTZE’NİN AJANLIK BELGESİ! -1-
Gönderen: bahtiyar - ( okunma)
abazasta yazdi: "Ajans Kafkas, 23 Mayıs tarihinde Caucasus Times’ten tercüme ettiği bir haberde, Kabardey Balkar Adige Xase Başkanı ve DÇB Yönetim Kurulu Üyesi Hafitze Muhammed’in, Nalçik’teki 21 Mayıs anma töreninde yaptığı konuşmada,“Rus-Kafkas savaşlarının sonuçlarını olumlu olarak değerlendirdiğini ve Adıge halklarının, kültür ve ekonomik gelişimlerine katkıda bulunduğu için Rusya'ya minnettar olduklarını” söylediğini yazmıştı.

İŞTE HAFİTZE’NİN AJANLIK BELGESİ! -1-
28.06.2006 - 17:14:23
EROL KARAYEL

Ajans Kafkas, 23 Mayıs tarihinde Caucasus Times’ten tercüme ettiği bir haberde, Kabardey Balkar Adige Xase Başkanı ve DÇB Yönetim Kurulu Üyesi Hafitze Muhammed’in, Nalçik’teki 21 Mayıs anma töreninde yaptığı konuşmada,“Rus-Kafkas savaşlarının sonuçlarını olumlu olarak değerlendirdiğini ve Adıge halklarının, kültür ve ekonomik gelişimlerine katkıda bulunduğu için Rusya'ya minnettar olduklarını” söylediğini yazmıştı.


Haber, Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Merkezi'ni rahatsız etti.

Ancak 30 yıldan beri ilişkide bulundukları Hafitze Muhammed'i –büyük bir firasetsizlik örneği olarak- hala tanıyamadıkları için de, sözü sarf eden yerine, aktarandan şüphe etmeyi tercih ettiler.

Hemen ardından, "Federasyonumuz, ilkeleri ve diasporadaki insanlarımızın hassasiyetlerinin gereği olayı önemsemiş ve DÇB Genel Başkanımız Sayın Dzamıh Kasbulat'a bir yazı yazarak konu hakkında bilgi istemiştir. DÇB Genel Başkanımız konu ile bizzat ilgilenerek gazetelerde çıkan konuşmaların tam metnini göndermiştir"şeklinde bir açıklamada bulundular.

Ama ne hikmetse ellerine geçen bu gazete haberlerinden sadece Hafitze Muhammed'in gazetesi Adige Psal'e de çıkan bir haberi yayınladılar ve hangi mantıkladır bilinmez, tuhaf bir şekilde Ajans Kafkas'ın yayınladığı haberi de bu haberle çek etmeye kalkıştılar.

Her zaman olduğu gibi, yanlış yol, yanlış yere çıktı ve haberimizi düzmece ilan ederek yaptıkları yanlışın üzerine bir de tüy diktiler.

Böyle abra-kadabra numaralarıyla DÇB'deki mesai arkadaşlarını –dolayısıyla DÇB'yi de- içine düştüğü olumsuz durumdan kurtarmış olacaklarını hesab ediyorlar güya.

Aslında Hafitze'nin kendi gazetesinden aktarılan o haber bile, hem içeriği, hem de sömürgeci Ruslara karşı kullandığı "şefkatli" üslubuyla Hafitze'nin işbirlikçi kimliğini teyid ediyor, Ajans Kafkas'ın çizdiği portreyi tamamen doğruluyordu. Ama anlaşılan o ki, Federasyon yetkilileri olaylara gerçekleri göremeyecek kadar sığ ve önyargı dolu bir zaviyeden yaklaşıyorlardı.

Peki bu aşamada ne yapabiliriz?

Bu aşamada bize düşen bir görev var:

Ulaşabildiği bütün Çerkes örgütlenmelerine giren ve Kremlin adına köstebeklik yapan Hafitze Muhammed putunu artık kökünden yıkmak. Üstelik bunu yapacak gücümüz de, materyalimiz de var.

Böylece, içinde birazcık insaf kırıntısı kalan, birlik olmak adına Federasyon çevresinde saf tutan bazı "saflara da", söylemlerimizin "bilgiye" değil de "niyet okumaya" dayalı olduğunu iddia eden bazı "ortodoks bolşeviklere" de ışık tutabileceğimizi ümid ediyoruz.

Bu arada, "Hafitze putu" deyişimizi sakın abartı gibi algılamayın. Malum zihniyetteki kişiler Hafitze'ye yıllardır gerçekten put muamelesi yaptılar. Cekhaş Beslan'ın Yamçı'dan aktardığı hikayede Hafitze Muhammet'i "gökten gelen" biri gibi tanımlamalarına, kendisiyle muhataplığı "Peygamberin Allah'la muhatap olmasındaki hale" benzetmelerine dikkat ederseniz ne demek istediğimiz daha kolay anlaşılacaktır.

***

Gelelim şimdi zurnanın zırt dediği yere; yani Hafitze'nin, Ankara Kafkas Kültür Derneği yöneticilerini KGB merkezine nasıl jurnallediğine...

Hem de birinci dereceden bir belge ile: kendi el yazısıyla...

Ancak böyle önemli bir metni okuyabilmek için sizleri bir gün daha bekleteceğiz; ta ki metnin tercümesi ikinci bir elden geçip şüpheye mahal vermeyecek kadar sağlıklı bir hale gelsin diye....

YARIN: HAFİTZE MUHAMMED ANKARA KAFKAS KÜLTÜR DERNEĞİ YÖNETİCİLERİNDEN KİMLERİ, NASIL JURNALLEDİ?

ekarayel@superonline.com

From: ADIGHEDED
Sent: 7/1/2006 1:36 AM
İŞTE HAFİTZE’NİN AJANLIK BELGESİ ! -2-
Gönderen: bahtiyar - ( okunma)

Hafıtze’nin kaleme aldığı raporun anlaşılabilmesi için öncelikle o günün olaylarını kısaca bir hatırlamamız gerekiyor....
...

Nihat Bidanuk....

O Suriye doğumlu bir Adige.

1970'li yıllarda üniversite tahsili için Türkiye'de bulundu.

1975 yılında Nalçik'e gitti.


* Belgenin PDF formatındaki orjinali için tıklayın *

Bu gezi esnasında Kabardey-Balkar Rodina Derneği kendisini aracı kılarak, Ankara Kafkas Derneği'nden bir grup Adige'yi Kafkasya'ya davet etti.

1977 yılının 21 Ağustosu'nda Ankara Kuzey Kafkasya Kültür Derneği yöneticileri Fahri Huvaj, Necdet Hatam, Özdemir Özbay bu davete icabet ederek, bağlantıları kuran Nihat Bidanuk ile birlikte Nalçik'e doğru yola çıktılar.

Grubun Kabartay Balkar, Karaçay Çerkes ve Adigey'e gerçekleştirdikleri gezi 20 gün sürdü. Dönüşlerinde, gezi esnasında aldıkları notları birleştirerek AKKD'nin yayınladığı Nartların Sesi dergisinde dizi olarak yayınladılar.

Türkiye'den giden grubun ev sahipliğini ve mihmandarlığını -görünür mesleği gazetecilik olan- KGB Ajanı Hafitze Muhammed yaptı. Gölge gibi takip ettiği misafirleri hakkında O da bol bol not tuttu. Ama onun amacı notlarını herhangi bir gazetede yayınlamak değil, bir rapor haline getirip KGB binasındaki amirlerine ulaştırmaktı.

Hafitze Muhammet Türkiye'den gidenler hakkında neler yazdı?

İşte, Hafitze Muhammet'in bizzat kendi el yazısıyla kaleme aldığı ispiyonaj raporundan birkaç sayfa...

Yalnız bir hususa dikkat!

Bu yazının hedefi sadece Hafitze Muhammet'tir.

Amacımız, bu adamın yıllardır icra ettiği KGB Ajanlığı misyonunu Çerkes toplumu önünde açığa çıkartmaktır.

Bu aşamada Hafitze'nin yaptığı jurnallerin içeriğiyle pek ilgilenmiyoruz.

Hafitze'nin jurnallerinin tamamını inşallah ileride ele alırız ve yayınlamadığımız olay ve diyaloglar çerçevesindeki sorularımızı da doğrudan o gün o geziye katılanlara yöneltiriz.

O zaman öğreniriz "yüklenip geldikleri" belirtilen misyonla ilgili izahatlarını da...

Şimdi Hafitze Muhammet'in yazdıklarına bir göz atalım:

"Kaynak kişi (1), Nalçik'te kaldıkları tüm süre boyunca Türkiye'den gelen misafirlere eşlik etti. Onları Çerkessk'e, orada yaşayan Çerkes yazar Habas Bratov'un evine kadar götürdü ve orada bıraktı.


Ürdün'den misafir gelen ve eşiyle birlikte B. E. Kalmıkov Sanatoryumu'nda dinlenen Amman'daki Xase yöneticisi Foaz Bermamıt(2)'ın ricası üzerine kaynak kişi onları (Türkiye'den gelen misafirleri. E.K.) Bermamıt'ın yanına götürdü.


Bu ziyaretten önce Foaz, Nalçik'e hareket etmeden önce Almanya'da bulunan Mesut Şurdum (3) 'dan bir mektup aldığını anlattı. Mesut Şurdum mektubunda, daha önce yapmış oldukları sohbet konusuna geri dönmek istediğini belirtiyordu. Sohbetin konusu, "Kafkasların Kurtuluşu Oluşumunda" (4) farklı düşünenlerin deşifre edilmesinde generalden istenen yardımdı.

Bermamıt, Batı Alman ayak takımının çabalarını nazik bir şekilde reddetti ve kendisinin askeri ve diplomatik görevden ayrıldığından bu yana politikadan uzaklaştığını ve Kafkaslarda özgürlük "mücadelecilerine" yardım etmediğini açıkladı.


Bunun üzerine Mesut Şurdum, ayrılırlarken, her şeye rağmen konuyu kapatmadığını ve eğer general de uygun görürse konuyu tekrar ele alabileceklerini söyledi. Ve adı geçen mektubu herhalde bu son sözüne dayanarak Bermamıt'a yazmaya karar verdi.

Mesut Şurdum mektubunda ayrıca, SSCB'ye gitmeden iki hafta önce kendisini Ankara'da bekleyeceğini de belirtiyordu.


Yine mektupta, aralarında "bizim adamımızın" (5) da yer alacağı bir grup gencin Türkiye'den Nalçik'e gideceği de bildiriliyordu. Mesut Şurdum bu kişi (lerden biri, E.K.)nin adının Fahri Huvaj olduğunu söylüyor.


Kendi ifadesine göre Bermamıt, doğruca Ürdün'deki SSCB Büyükelçiliğine giderek mektubun içeriğini temsilcimiz Anatoliy Muhamedoviç Kumahov (6)'a bildirmiş ve Türkiye'deki soydaşlarla yapılacak çalışmalarda "bu hususların hesaba katılması" amacıyla mektubun içeriğinin diplomatik kanallarla Nalçik'e bildirilmesini rica etmiştir.


Bermamıt, aynı şeyleri SBKP Bölge Sekreteri M.H.Şekihaçev yoldaşa da anlatmıştır.


Bermamıt Türk yoldaşlarla yaptığı sohbetlerinde bizim gerçeklerimizle ilgili pek çok güzel şey anlatmış, bu insanların kültürel ilişkilerin sağlamlaştırılması, küçücük Kabartay-Balkarya'nın 60 yıllık Sovyet iktidarı döneminde elde ettiği kazanımların Türkiye'deki soydaşlarımıza anlatılması yönündeki çalışmalarında kilit noktaları, köşe taşları üzerinde etraflıca durmuştur.

Foaz Magr Bermamıt ayrıca bu gençlerin vize süreleri biter bitmez Türkiye'ye geri dönmeleri konusunda ısrarcı olmuştur. Şüphesiz, kendisi bu gençlerin vize süreleri bittikten sonra da mümkün olduğunca uzun süre Nalçik'te kalma çabası içerisinde olacaklarını biliyordu.

Kaynak kişi, Foaz'ın ricası üzerine Fahri Huvaj'ı bir kez daha Sanatoryuma götürdü ve burada Mesut Şurdum'un mektubu üzerinde yarım saatlik bir sohbette bulundu. Huvaj Mesut Şurdum'u tanıdığını inkar etmedi. Hatta kendisiyle Ankara'daki Kabartay-Çerkes Hayır Derneği (Ankara Kafkas Derneği, E.K.)'nde bir kaç kez karşılaştığını söyledi. Ancak Huvaj, Kafkasların kurtuluşu konusundaki meczup teorisi konusunda Mesut Şurdum'la bir ilgisinin olduğunu kesinlikle reddetti.

Foaz, kaynak kişiden, Fahri'yle yapacağı görüşme sırasında eşi Resmiye (Foaz'ın eşi. E.K.)'yle birlikte görüşme odasının dışında kalmalarını rica etmiştir. Ancak yan odada bulunan kaynak kişi kapı aralığından ara ara neler konuştuklarını duymuştur. Bermamıt, sahip olduğu diplomatik stiliyle, temellere dayandırarak ve ikna ederek konuşmuş, Xase (Ankara Kafkas Derneği, E.K.)'nin ve yöneticilerinin çalışmalarındaki en doğru yolun "Rodina" Derneğinin şubesiyle işbirliği (kültürel işbirliği şüphesiz) yapmak, temiz niyetler ve iki halkın (Sovyet ve Türk halklarının) refahı olduğunu anlatmıştır.

Bununla bağlantılı olarak Foaz, toplumlarımız arasındaki karşılıklı ilişkilerin iyileştirilmesi amacıyla Huvaj'ın önüne bir kaç somut görev koymuştur.

Ayrıca geçen yıl "Rodina" Derneğinin Başkan yardımcısı Gusev yoldaşla yaptığı bir görüşmeden bir kaç bölüm de aktarmıştır. (Aşağıdaki sözler Foaz'ın. E.K.)

"Türkiye'ye yanınıza geleceğim. Benim orada çok eskilere dayanan ilişkilerim var. Ve hizmet basamaklarının yukarılarında bulunan Çerkesler'in siz Xase yöneticilerine ve gençlere yardım etmelerini sağlayacağım. Siz akıllı ve şüphe yaratmayacak bir şekilde onları çalışmalarınıza çekmelisiniz. Ayaklarınızın altındaki toprak sağlam olmalıdır. Ancak böyle olursa yapmış olduğunuz tüm çalışmalarınızın bir gün gelip de heba olmasından korkmadan çalışabilirsiniz. Görüşmelerimiz ve ilişkilerimiz hakkında ağzınızdan tek kelime bile kaçırmamalısınız. Gerektiğinde ben sizi bulurum. Çalışmamız gizli ve çok kapsamlı olmalıdır. (...)"

Açıklamalar
(1)İspiyonaj raporunu kaleme alan Hafitze Muhammed'in "Kaynak kişi" olarak kodladığı kişi kendisidir.

(2) Belge'de ismi Foaz Magr Bermamıt olarak geçiyor. Emekli General ve Ürdün'ün Ankara eski Büyükelçisi... Türkiye'de Fevvaz Mahir ismiyle biliniyor. Ankara Kafkas Derneği'nin 125'nci yıl törenlerine Ürdün Diasporasını temsilen katılmıştı. Bugün artık hayatta değil.

(3)Kafkasya'ya ilk gidenlerdendir (1969).

(4)Raporda ismi geçen Türkiye kökenli Çerkesler'in tamamı hayatta. Hangi oluşumdan bahsedildiğini onlar açıklayabilirler.

(5)Bizim adamımız diye bahsedilen kişi Suriye Çerkes diasporasından Nihat Bidanuk'tur. Yüksek tahsil için uzun süre Türkiye'de de bulunan Nihat Bidanuk, 1975 yılında Nalçik'e gitmiş ve Rodina'nın davetiyle 1978 yılında gerçekleşen gezinin ilk bağlantılarını kurmuştur.

Kabardey kökenli olan Anatoliy Muhamedoviç Kumahov o dönemde SSCB'nin Ürdün Büyükelçiliği görevini yürütüyordu.

SOURCE: http://www.nartajans.net/nuke/modules.php?name=News&file=article&sid=2501


From: ADIGHEDED Sent: 7/1/2006 1:38 AM
3 of 4
 
 
Takke Düştü Kel Göründü (Hafitze ve Avukatları)
Gönderen: bahtiyar - ( okunma)

Kayıtsız Kullanıcı yazdi: "

Yalan tohumdur.
Bire kırk verir.
Verdiği kırkın her biri bir tohumdur
Ki o da bire kırk verir.
***
Bilgi de tohumdur.
Bire yüz verir.
Verdiği yüzün her biri bir tohumdur
Ki; sana bilgelik, torunlarına da ilham verir.


Veee… Takke düştü, kel göründüüüü…

Yıllardır başta UÇD olmak üzere sunduğumuz bilgileri, yaptığımız tartışmaları düşünüyorum da.. Bu belge hiç bir yorum yapmaya bile gerek bırakmıyor aslında. Söylediklerimizin doğru çıkması, aslında beni pek sevindirmedi desem yeridir. Zira UÇD, UÇD’nin kuruluşu, UÇD’nin 17 yıldır bu halkı aleni depolitize etme gayreti, UÇD’nin peşine takılan ve onu diasporaya pazarlamaya çalışan vizyonsuz (pardon vizyonlu) 68 kuşağı ve onların kolaylıkla kullanabildiği bilgisiz “koltuk sevdalıları” bir yana, yıllardır UÇD peşine takılan samimi insanlarımızın gayretlerine, harcadıkları değerli zamanlarına ve kullanılmalarına acımamak elde değil… Oysa herşey o kadar aleni şekilde ortada idi ki, “şeytanın avukatlığı”na soyunanlar, sayfalarında “Ruslara şükran duygularını” ifade edenler bile herşeyin farkında olmalarına rağmen, yıllarca bu gerçekleri hepimizden saklama gereği duydular. Neden buna gerek duyduklarını da onlar açıklamalılar artık.. Eleştirilere ve sunulan bilgilere “karalama, çamur atma” diyerek “Truva Atı”nı içimize kadar sokanlar şimdi ne diyecekler çok merak ediyor ve bekliyorum. Bizi “de-şif-re” ettiğini ilan edenler de umarım at gözlüklerini bir an önce çıkarırlar da gerçek “deşifre” olanları tanımaya/anlamaya çalışırlar.

Şimdi “takke düştü ve kel göründü”…

Fahri Huvaj’la yaptığımız tartışmaları da düşünüyorum da, artık daha da net çözebiliyorum herşeyi.. Meğerse “yeni kuşak bilinci”ni ciddiye alın diyerek uyardığımız ağabeylerimizin düşünmesi gereken daha öncelikli görevleri varmış!!.. Ve görevleri icabı konuşuyorlarmış!!.. Kimin umurunda bu halkın umut bağladığı “yeni kuşaklar”???.. Keşke sadece Hafitse Muhammed ile sınırlı kalsaydı bu gerçeklik.. İnanın bu kadar üzülmezdim.

Fahri Huvaj’ın “…Unutulmamalıdır ki, Rusya Federasyonu, ulusal-kültürel haklar konusunda dünya genelinde çağdaş uygarlık düzeyini temsil edebilecek birkaç temel uygulamadan birini, belki İsviçre’den sonra ikinci sırada örnek gösterilebilecek bir uygulamayı ve anlayışı temsil etmektedir…” şeklindeki diaspora siyasi tarihine kara leke olarak kazılan sözleri ile Necdet Hatam’ın “Ruslar Çerkeslere soykırım yaptıysa, Çerkesler de Ruslara soykırım yaptı” sözlerini neden söyledikleri de anlaşıldı. Anlı şanlı federasyonu(muz?)un Ruslara şükran duygularını sayfalarına neden taşıdığı da… Taşlar yerine oturuyor zira!..

Çok yazık..

Ancak şimdi hayıflanmanın zamanı değil.. Madem önümüzde artık bu belgenin ortaya çıkardığı böyle bir gerçeklikler var, o halde taşları yerine oturtmak için çalışmalı ve hepberaber üzerimize çöken bu “rusofil” karabasandan kurtulmanın yollarını bulmalıyız. Tüm bu karanlık ilişkilerin karşımıza çıkardığı ve bizleri pasifize etme, Rusya’yı da göklere çıkarma göreviyle içimize soktuğu “Truva Atı” UÇD belasının içyüzünü çok daha iyi okumalı ve anlamalıyız.

Erol Karayel’in ve Ajanskafkas’ın “niyet okuması” nelere kadirmiş meğer!!..

“…Sayın Vakıf üyeleri, Vakfınıza sahip çıkın. Bu yaklaşım Vakfınıza ve halkımıza zarar vermektedir. Ajansınız niyet okuyor (aynısını yazmak yerine gayrısı olmadığını düşündüklerini yazıyor). Ve çalışanlarınız bunu eleştirenlere hakaret etmekten rahatsızlık duymuyor…” şeklinde uyarı yapan Sn.Yusuf Taymaz’da sanırım artık asıl şikayette bulunması gereken "merci"nin neresi olduğunu anlar ve jurnal oklarını Ankara yönüne çevirmeyi ihmal etmez… Zira sahip çıkılması gereken kurumların nereleri olduğu da ortaya çıkmaya başladı.

Yazık bu halka, yazık bunca uğraşa, gayrete.. Yazık ki ne yazık..

Artık taşları yerine oturtma zamanı…


Herkese Saygılar
Ersin C. Nartan
29.06.2006

  

SOURCE:

  

http://www.nartajans.net/nuke/modules.php?name=News&file=article&sid=2502


From: ADIGHEDED Sent: 7/1/2006 1:41 AM
4 OF 4
 
PLEASE TRANSLATE FROM TURKISH TO ENGLISH
 
PLEASE; THESE ARE IMPORTANT DOCUMENTS EXPOSING THE TRAITORS AMONG US,  DO NOT DELETE
 
-------------
 
“GÖKTEN GELEN” HAFITZE ŞEYTAN ÇIKTI
Gönderen: bahtiyar - ( okunma)

Kayıtsız Kullanıcı yazdi: "Bu yüzyıla bir açıdan da iletişim ve bilgi çağı denmesi ne kadar doğruymuş.
İletişim imkânlarının çoğalması ve herkesin rahatlıkla kullanabileceği basitliğe inmesi birçok “tekel”in kırılmasına vesile oldu.
Her ne kadar “konserve” edilmiş de olsa “bilgi”ye ulaşmanın oldukça kolaylaştığı günümüz dünyasında, iletişimin baş döndürücü imkânlarını kullanabilen meraklılar için ulaşılamayacak bilgi ve belge kalmayacak gözüküyor.

Son günlerin önemli polemik konusu“Hafitze Muhammed” açısından da bir gelişme oldu son bir iki günde ve bir bomba düştü bugün Marje’ye…


Hafitze Muhammed’in son densiz açıklaması ile başlayan tartışmalara müdahil olan sayın Erol Karayel, bizim yıllardır altını çizdiğimiz “ihanet ve işbirliği” çizgisinin tüm gardını düşürecek bir açıklama ve belge ile “milli tarih”e önemli bir sayfa açtı.
Belge, “Hafitze Muhammet'in bizzat kendi el yazısıyla kaleme aldığı ispiyonaj raporundan birkaç sayfa...”.
Belge içeriği Hafitze Muhammet'in KGB (FSB) mensubu oluşunu artık saklanamaz bir gerçeklikle sunuyor.
“Gökten Gelen” Hafıtze, melek değil şeytan çıktı maalesef…
İş bu ayrıntı ile bitse iyi…
Belgede ismi geçen birçok kişi ve kurum da var.
“pandoranın kutusu” açılmaya devam ediyor…
Belgedeki aktörlerin birisi Nihat Bidanuk. Sayın Fahri Huvaj’ın idealist yurtsever arkadaş” diye tanıttığı, 1980 öncesinde, Türkiye’deki bir sürü derneği dolaşarak “Rusçu Dönüş Tezi”ni Çerkeslere aşılamaya çalışan, kendine yeni “devşirme yoldaşlar” kazandıran, Hafitze Muhammet'in “belge”de “bizim adamımız” diye bahsettiği Nihat Bidanuk.
Rodina’nın ve UÇD(DÇB)’nin emektarlarından birisi Bidanuk.
Hayır Bidanukov. Artık bu soyadı yakışır ona.

Belgedeki bir diğer aktör Foaz Bermamıt (Fevvaz Mahir).
O da karanlık bir kişi.
Mesut Şurdum’dan aldığı mektubu soyumuzu tüketen 300 yıllık düşmanlarımıza satan aşağılık bir işbirlikçi…
B. E. Kalmıkov Sanatoryumu'nda dinlenirken Hafitze Muhammet’e “rica”da (!) bulunuyor, “Ankara politbürosu”nu kurmaya aday gençlerden birini ayağına çağırıyor.
Ve kulağını çekiyor…
Ve görev veriyor:
"Türkiye'ye yanınıza geleceğim. Benim orada çok eskilere dayanan ilişkilerim var. Ve hizmet basamaklarının yukarılarında bulunan Çerkesler'in siz Xase yöneticilerine ve gençlere yardım etmelerini sağlayacağım. Siz akıllı ve şüphe yaratmayacak bir şekilde onları çalışmalarınıza çekmelisiniz. Ayaklarınızın altındaki toprak sağlam olmalıdır. Ancak böyle olursa yapmış olduğunuz tüm çalışmalarınızın bir gün gelip de heba olmasından korkmadan çalışabilirsiniz. Görüşmelerimiz ve ilişkilerimiz hakkında ağzınızdan tek kelime bile kaçırmamalısınız. Gerektiğinde ben sizi bulurum. Çalışmamız gizli ve çok kapsamlı olmalıdır. (...)"
Şu satırları okudukça kanım donuyor.
“…Görüşmelerimiz ve ilişkilerimiz hakkında ağzınızdan tek kelime bile kaçırmamalısınız…”
“…Çalışmamız gizli ve çok kapsamlı olmalıdır…”
Aman Allahım!!!
Ne demek bu yahu…!!!
Sayın Fahri Huvaj!!! ve diğer zevat! Yismeyl Özdemir Özbay ve Necdet Hatam!...
Artık “Kaf Dağı Masalları”nı değil bu “özel, sıcak ve samimi ilişkileri” ve size verilen “görevlerin” ne olduğunu anlatmalısınız.
Foaz Bermamıt (Fevvaz Mahir) Ankara Derneği’nin 125. Yıl törenlerinde açılışı yapmış önce Türk bayrağına askerce selam durmuş ve ilk sözleri de “bismillahirrahmanirahim” olmuştu.
Biz de saf saf gözlerimiz yaşararak onu ve diğer zevatı dinlemiş, ellerimiz patlarcasına alkışlamıştık 17 yıl önce…
Biz tertemiz idealleri iğfal edilmiş bir nesiliz(1978 Kuşağı) maalesef…
Daha çok göreceğimiz varmış demek ki…

Ankara Derneği gençliği bir zamanlar sayın Fahri Huvaj’ı “Çerkeslerin Atatürk”ü olarak görüyorlardı.
Sayın Huvaj’ın Kafkasya’ya dönme macerası “resmi” açıklamaya göre“ailevi gerekçelerle” geri, Maykop’dan Ankara’ya ricat etmekle sonuçlandığında, bu benzetme, yani Çerkeslerin Atatürk”ü iltifatı da artık söylenemez olmuş ve tarihe karışmıştı.
Artık yeni bir sıfat gerekir. Çünkü önemli bir adam!
“Belge”deki Sayın Huvaj, Foaz Bermamıt (Fevvaz Mahir)’ın dizlerinin dibindeki haliyle ancak ve ancak “Damat Ferit Paşa” olabilir.
Belge daha çok tartışılacaktır. Bizlerde yazmaya devam edeceğiz. Ama önce belgede adı geçenler tarihi sorumluluklarını yerine getirmeliler ve nelere angaje olduklarını açıklamalılar.
29 Haziran 2006


Hepinize İyi Günler.

Cekhaş Beslan
"

 

http://www.nartajans.net/nuke/modules.php?name=News&file=article&sid=2503


 comments (0)


1 - 1 of 1

Post comment

Your name*

Email address*

Url

Comments*

Verification code*







 RSS FEED


Postsed:



Search Message Boards



JFNC Message Boards



ARCHIVE


 april 2014

 february 2014

 may 2011

 september 2010

 april 2010

 december 2009

 june 2009

 april 2009

 march 2009

 february 2009

 january 2009

 december 2008

 november 2008

 october 2008

 september 2008

 august 2008

 july 2008

 june 2008

 may 2008

 april 2008

 march 2008

 february 2008

 january 2008

 december 2007

 november 2007

 october 2007

 september 2007

 august 2007

 july 2007

 june 2007

 may 2007

 april 2007

 march 2007

 february 2007

 january 2007

 december 2006

 november 2006

 october 2006

 september 2006

 august 2006

 july 2006

 june 2006

 may 2006

 april 2006

 march 2006

 february 2006

 january 2006

 december 2005

 november 2005

 october 2005

 september 2005

 august 2005

 july 2005

 june 2005

 may 2005

 april 2005

 march 2005

 january 2005

 november 2000

 october 2000

 september 2000

 august 2000

 july 2000

 june 2000

 may 2000

 april 2000

 march 2000

 february 2000

 january 2000



Acknowledgement: All available information and documents in "Justice For North Caucasus Group" is provided for the "fair use". There should be no intention for ill-usage of any sort of any published item for commercial purposes and in any way or form. JFNC is a nonprofit group and has no intentions for the distribution of information for commercial or advantageous gain. At the same time consideration is ascertained that all different visions, beliefs, presentations and opinions will be presented to visitors and readers of all message boards of this site. Providing, furnishing, posting and publishing the information of all sources is considered a right to freedom of opinion, speech, expression, and information while at the same time does not necessarily reflect, represent, constitute, or comprise the stand or the opinion of this group. If you have any concerns contact us directly at: eagle@JusticeForNorthCaucasus.com


Page Last Updated: {Site best Viewed in MS-IE 1024x768 or Greater}Copyright © 2005-2009 by Justice For North Caucasus ®